SAİT’İ BEKLERKEN
İbrahim Halil Deniz
Sen Yahya’yı bekledin durdun
Gelmedi, ne çıktı ki o şiirden
Yokluğunla sonsuzluğa selama durdun
Bitmedin, sökülmüyor ki bu şiir dilimden
Ben İsa değilim çarmıha gerildim
Yaşıyorum günahlarımla secdeye serildim
Bin ah çektim biriyle toprağa verildim
Gelmedin, korkuyor ki bu can Said’im
Yakılan bir belge yok olan bir tarih değilsin
Doğduğunu bilen yok öldüğün kayda geçsin
Doğmamış oğlumun adının sahibisin
Ölmedin, yaşıyor ki bu yârân Said’im
Şimdi birazdan ezan okuyacak
Tan vakti ruhum günahlarından soyunacak
Sen uyu semâzenler dansa başlayacak
Dönmedin, dönüyor ki bu cânan Said’im
Ben Necip değilim sabahı bekleyeyim
Ben Süleyman değilim ilm-i lisan edeyim
Ben Doğulu değilim ölürsem kendime gömüleyim
Anlaşılmadın, anlaşılıyor ki bu iz’an Said’im
Şimdi nerdedir “Paltosu Pembe Kadın”
Anlatabilir mi aşkı hiçbir şiir sade ve yalın
Varın şehirlere ve şairlere haykırın
Anlatmadın, anlatıyor ki bunu yazan Said’im
Biliyor musun çölde yalnız kaldı Samira
Hangi dert deva olur kapanmaz bu yara
Çöl güneşi ısıtmıyor eksibe gölgesidir artık Sahra
Yanmadın, yakıyor ki bu talan Said’im
Şimdi, “hangi dağda bulsam ben o maralı”
Kurtlar kemiriyor dört bir yanım yaralı
Rüyalara soyundum benim bahtım karalı
Görmedin, görüyorum ki bu gidiş yalan Said’im
Ak yazmasıyla ak nazını yüklesin bulutlara Sevda
Haber uçursun rüzgârlar meleklere Asia’da
Sen yoksun Ankara sokakları ıssız bir ada
Düşmedin, düşüyor ki mevsim hazan Said’im
Sen Yahya’yı bekledin durdun
Gelmedi, ne çıktı ki o şiirden
Ben seni bekledim durdum
Gelmedin, ne çıkar ki bu şiirden
Selam var sana benden
Söyle biri vazgeçirsin beni bu fikirden