<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mehmet Sait YAKUT</title>
	<atom:link href="http://www.saityakut.com/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saityakut.com</link>
	<description>www.mehmetsaityakut.com            www.saityakut.com</description>
	<lastBuildDate>Wed, 09 Jun 2010 19:13:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>16 Şubat</title>
		<link>http://www.saityakut.com/?p=1269</link>
		<comments>http://www.saityakut.com/?p=1269#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Feb 2010 23:55:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serkan TORUN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mehmet Sait Yakut'un ardından (yorum ve mesajlar)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saityakut.com/?p=1269</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Her canlı ölümü tadacaktır. &#8221; (Âl-i İmrân, 185) &#8220;Yer yüzünde bulunan her canlı fanidir&#8221; (Rahmân,26) &#8220;Biz senden önce de hiçbir beşere dünyada ebedîlik vermedik. Şimdi sen ölürsen, onlar baki mi kalacaklardır?&#8221; (Enbiyâ, 34) Şüphesizki imanıyla bizlere kuvvet veren bir dosttu ve yazı ve şiirleriyle bizleri aydınlatan bir ışıktı Mehmet Sait YAKUT.  Ayetlerin hem Arapçasını hem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>&#8220;Her canlı ölümü tadacaktır. &#8221; (Âl-i İmrân, 185)</em></p>
<p><em>&#8220;Yer yüzünde bulunan her canlı fanidir&#8221; (Rahmân,26)</em></p>
<p><em>&#8220;Biz senden önce de hiçbir beşere dünyada ebedîlik vermedik. Şimdi sen ölürsen, onlar baki mi kalacaklardır?&#8221; (Enbiyâ, 34)</em></p>
<p>Şüphesizki imanıyla bizlere kuvvet veren bir dosttu ve yazı ve şiirleriyle bizleri aydınlatan bir ışıktı Mehmet Sait YAKUT.  Ayetlerin hem Arapçasını hem de Türkçesini ezbere bilen, sohbetlerimizde sık sık bizlere hatırlatan kardeşimizdi. Biz dostları buna şahitlik ederiz. Bir arkadaşımızın da dediği gibi O&#8217;nun ışığı şimdi bin parçaya bölünerek her birimize dağıldı.</p>
<p>Doğduğunda yerlerde kar vardı, öldüğünde de. Bir kar tanesi gibi hakikat güneşiyle erirdi her zaman. O şimdi en sevdiğine, sonsuz güneşine kavuştu sırayı bizlere devrederek.</p>
<p title="Ayetin Türkçe Okunuşu" align="center"><em>Ellezîne izâ esâbethum musîbetun, kâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn(râciûne).</em></p>
<p title="Ayetin Meali" align="justify"><em>Onlar ki; kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O&#8217;na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O&#8217;na döneceğiz (ulaşacağız).” dediler.</em></p>
<p>M.Sait YAKUT karlı bir Şubat günü trafik kazasında genç yaşta ahirete göç etti. Daha önceki Şubatlardan birinde kaleme aldığı şiirinden bir dörtlükte bakın bizlere ölümü nasıl hatırlatıyordu.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1271" title="msy63" src="http://www.saityakut.com/wp-content/uploads/2009/09/msy63.JPG" alt="msy63" width="492" height="286" /></p>
<p style="text-align: center;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saityakut.com/?feed=rss2&#038;p=1269</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yakut aramızdan ayrılalı tam bir yıl olmuş!</title>
		<link>http://www.saityakut.com/?p=1292</link>
		<comments>http://www.saityakut.com/?p=1292#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Feb 2010 23:54:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serkan TORUN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mehmet Sait Yakut'un ardından (yorum ve mesajlar)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saityakut.com/?p=1292</guid>
		<description><![CDATA[Haber Merkezi / TİMETURK Yakut aramızdan ayrılalı tam bir yıl olmuş! Sitemiz yazarlarından M. Sait Yakut&#8217;un aramızdan ayrılıp Daru&#8217;l Beka&#8217;ya irtihalinin üzerinden tam bir yıl geçti. Fırtına adamın dostları onu anmayı unutmadı&#8230; Timeturk yazarlarından Şair M. Sait Yakut&#8217;un vefatının üzerinden tam bir yıl geçti. Geçen yıl bugünlerde Daru&#8217;l Me&#8217;va&#8217;ya uğurladığımız aziz dostumuza Rabbimizden gani gani [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi / TİMETURK</strong></p>
<div><strong>Yakut aramızdan ayrılalı tam bir yıl olmuş!</strong></div>
<div><strong>Sitemiz yazarlarından M. Sait Yakut&#8217;un aramızdan ayrılıp Daru&#8217;l Beka&#8217;ya irtihalinin üzerinden tam bir yıl geçti. Fırtına adamın dostları onu anmayı unutmadı&#8230;</strong></div>
<p>Timeturk yazarlarından Şair M. Sait Yakut&#8217;un vefatının üzerinden tam bir yıl geçti. Geçen yıl bugünlerde Daru&#8217;l Me&#8217;va&#8217;ya uğurladığımız aziz dostumuza Rabbimizden gani gani mağfiret ve ailesine de sabırlar diliyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saityakut.com/?feed=rss2&#038;p=1292</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SAİT’İ BEKLERKEN</title>
		<link>http://www.saityakut.com/?p=1290</link>
		<comments>http://www.saityakut.com/?p=1290#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Feb 2010 23:52:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serkan TORUN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mehmet Sait Yakut'un ardından (yazı ve şiirler)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saityakut.com/?p=1290</guid>
		<description><![CDATA[SAİT’İ BEKLERKEN İbrahim Halil Deniz Sen Yahya’yı bekledin durdun Gelmedi, ne çıktı ki o şiirden Yokluğunla sonsuzluğa selama durdun Bitmedin, sökülmüyor ki bu şiir dilimden Ben İsa değilim çarmıha gerildim Yaşıyorum günahlarımla secdeye serildim Bin ah çektim biriyle toprağa verildim Gelmedin, korkuyor ki bu can Said’im Yakılan bir belge yok olan bir tarih değilsin Doğduğunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SAİT’İ BEKLERKEN</strong><br />
<strong><em>İbrahim Halil Deniz</em></strong><br />
Sen Yahya’yı bekledin durdun<br />
Gelmedi, ne çıktı ki o şiirden<br />
Yokluğunla sonsuzluğa selama durdun<br />
Bitmedin, sökülmüyor ki bu şiir dilimden</p>
<p>Ben İsa değilim çarmıha gerildim<br />
Yaşıyorum günahlarımla secdeye serildim<br />
Bin ah çektim biriyle toprağa verildim<br />
Gelmedin, korkuyor ki bu can Said’im</p>
<p>Yakılan bir belge yok olan bir tarih değilsin<br />
Doğduğunu bilen yok öldüğün kayda geçsin<br />
Doğmamış oğlumun adının sahibisin<br />
Ölmedin, yaşıyor ki bu yârân Said’im</p>
<p>Şimdi birazdan ezan okuyacak<br />
Tan vakti ruhum günahlarından soyunacak<br />
Sen uyu semâzenler dansa başlayacak<br />
Dönmedin, dönüyor ki bu cânan Said’im</p>
<p>Ben Necip değilim sabahı bekleyeyim<br />
Ben Süleyman değilim ilm-i lisan edeyim<br />
Ben Doğulu değilim ölürsem kendime gömüleyim<br />
Anlaşılmadın, anlaşılıyor ki bu iz’an Said’im</p>
<p>Şimdi nerdedir “Paltosu Pembe Kadın”<br />
Anlatabilir mi aşkı hiçbir şiir sade ve yalın<br />
Varın şehirlere ve şairlere haykırın<br />
Anlatmadın, anlatıyor ki bunu yazan Said’im</p>
<p>Biliyor musun çölde yalnız kaldı Samira<br />
Hangi dert deva olur kapanmaz bu yara<br />
Çöl güneşi ısıtmıyor eksibe gölgesidir artık Sahra<br />
Yanmadın, yakıyor ki bu talan Said’im</p>
<p>Şimdi, “hangi dağda bulsam ben o maralı”<br />
Kurtlar kemiriyor dört bir yanım yaralı<br />
Rüyalara soyundum benim bahtım karalı<br />
Görmedin, görüyorum ki bu gidiş yalan Said’im</p>
<p>Ak yazmasıyla ak nazını yüklesin bulutlara Sevda<br />
Haber uçursun rüzgârlar meleklere Asia’da<br />
Sen yoksun Ankara sokakları ıssız bir ada<br />
Düşmedin, düşüyor ki mevsim hazan Said’im</p>
<p>Sen Yahya’yı bekledin durdun<br />
Gelmedi, ne çıktı ki o şiirden<br />
Ben seni bekledim durdum<br />
Gelmedin, ne çıkar ki bu şiirden<br />
Selam var sana benden<br />
Söyle biri vazgeçirsin beni bu fikirden</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saityakut.com/?feed=rss2&#038;p=1290</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AĞABEYİM:MEHMET SAİT</title>
		<link>http://www.saityakut.com/?p=1285</link>
		<comments>http://www.saityakut.com/?p=1285#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 14:41:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serkan TORUN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mehmet Sait Yakut'un ardından (yazı ve şiirler)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saityakut.com/?p=1285</guid>
		<description><![CDATA[15 Şubat 2010 Pazartesi Saat 15:05 “Ben daha çok kardeşlik için, kardeşimi öldürürdüm.&#8221; Mehmet Sait YAKUT 16 Şubat 2009’ da trafik kazasında kaybettiğim, her şeyden öte, sadece ağabeyim olması yeterliliğinden yazdığım şiirimi, onun kaleminden hicap ederek şiirimle, özlemle, sevgiyle, hasretle anıyorum… Ne acılar bilendi yer ve gök arasında Ölümden başka dersi yok öğretecek hayatın Yok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><img src="http://www.urfamedya.com/images/spacer.gif" alt="" /></div>
<div>15 Şubat 2010 Pazartesi Saat 15:05</div>
<div><img src="http://www.urfamedya.com/images/spacer.gif" alt="" /></div>
<h3 style="margin: auto 0cm;">“Ben daha çok kardeşlik için, kardeşimi öldürürdüm.&#8221;<span> </span><span> </span></h3>
<h3 style="margin: auto 0cm;"><span> </span>Mehmet Sait YAKUT</h3>
<p>16 Şubat 2009’ da trafik kazasında kaybettiğim, her şeyden öte, sadece ağabeyim olması yeterliliğinden yazdığım şiirimi, onun kaleminden hicap ederek şiirimle, özlemle, sevgiyle, hasretle anıyorum…</p>
<p>Ne acılar bilendi yer ve gök arasında<br />
Ölümden başka dersi yok öğretecek hayatın<br />
Yok işte hesabıma düşen bir güzellik payesi<br />
Ne büyük imtihandı bıraktığın ardında<br />
Acil miydi  çekip gittin öyle ağır ve feci<br />
Oldu mu canım abim bize bunu yaptığın<br />
Her şey aslından kaçtı ben kendime mülteci<br />
Gün geçtikçe artacak sana bu yalnızlığım<br />
Kim kaçıracak şimdi ağzımdan bu ilenci</p>
<p>Kadere iman gayrı, gayrı kadere iman<br />
Kim teselli verecek bıraktığın enkaza<br />
Ne varsa bildiğim silinmiş kitaplardan<br />
Yaşamaya şart koyduk biz kadere imanı<br />
Amentu Billahi lakin olmasaydı bu kaza<br />
Bir eli duadayken diğer elinde isyan<br />
Annem ağıtlar yaksın yüreğinden semaya<br />
Biz de gelicez abim ölümsüz değil insan<br />
Herkes kalbini açtı ih(i)ram oldu Sena’ya</p>
<p>Uzun saçların vardı güzelliğin Yusufi<br />
Ah sonra kısaltmıştın genç ömrüne müsavi<br />
Varlığın bize sûre, yüzün bir ayet  derin<br />
Deprem kadar asiydin yıldırım gibi asabi<br />
Gözlerin çam dalında bâkirdi hayallerin<br />
Okunmadı mealin yapılmadı tefsirin<br />
Yemin edilmiş bir vakitti gittiğin: Vel’Asri.</p>
<p>Yüreğim dem tutuyor hayata ağır aksak<br />
Her sabah yanındayım gece rüyamda<br />
Ah yoksun Sait abim şiirler çıldıracak<br />
Pas tutuyor kınında kelimeler kıyamda<br />
Kirpiklerim bin ünlem gözlerime batacak<br />
Peşinden gelmek için intihar tam kıvamda<br />
Ah bilmeseydim keşke Allah günah yazacak</p>
<p>Hoş bir sada dolanıyor gökkubbede sana ait<br />
Gidiliyorsa madem var sen de git ey Sait<br />
Artık korkmadan gücenmeden imanla<br />
Bir ölüm taşıyorum nabzımda, Azraile müsait</p>
<p>Alıntı: urfamedya</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saityakut.com/?feed=rss2&#038;p=1285</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seni unutmayacağız Fırtına Adam seni de Can Ağabey</title>
		<link>http://www.saityakut.com/?p=1283</link>
		<comments>http://www.saityakut.com/?p=1283#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 14:39:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serkan TORUN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mehmet Sait Yakut'un ardından (yazı ve şiirler)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saityakut.com/?p=1283</guid>
		<description><![CDATA[// Teodora Doni 15 Şubat 2010 Pazartesi Seni unutmayacağız Fırtına Adam seni de Can Ağabey 12 Şubat günü değerli yazar Hamit Can da aramızdan ayrıldı. 16 Şubat günü de genç yaşta aramızdan ayrılan şair yazar Mehmet Sait Yakut&#8217;un vefatının birinci yıldönümü ve ben onunla ilgili yazıyordum ki Hamit Can&#8217;ın vefat haberini aldım. Hamit Can&#8217;ı, birçoğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script type="text/javascript">// <![CDATA[
        function chgForm(slct, slctlink) {
            var idx = slct.options[slct.selectedIndex].value;
            top.location.href = slctlink + idx;
        }
// ]]&gt;</script></p>
<div id="yazardetay2010">
<div id="yazardetayadiemail2010"><strong>Teodora Doni</strong></div>
<div id="yazardetaytarih2010"><a href="mailto:teodoradoni@gmail.com"></a>15 Şubat 2010 Pazartesi</div>
</div>
<p><span>Seni  unutmayacağız  Fırtına Adam  seni de Can Ağabey</span></p>
<p><span>12 Şubat günü değerli yazar Hamit Can da aramızdan ayrıldı. 16 Şubat günü de genç yaşta aramızdan ayrılan şair yazar Mehmet Sait Yakut&#8217;un vefatının birinci yıldönümü ve ben onunla ilgili yazıyordum ki Hamit Can&#8217;ın vefat haberini aldım. Hamit Can&#8217;ı, birçoğu gibi ben de vefatından sonra daha iyi tanıyabildim. Yakın arkadaşları onu çok güzel anlatmışlar. Can Ağabey sıfatına fazlasıyla layık, tam bir mümin ve derviş olarak anılan Hamit Can hakkında yazılanlara ekleyecek bir cümle bulamıyorum doğrusu. Diriliş yolunda Hakk&#8217;a yürüdü. Kendisine Allah&#8217;tan rahmet, yakınlarına ve tüm arkadaşlarına sabır diliyorum.</span></p>
<p><span>Okuyanlar hatırlayacaktır, Mehmet Sait Yakut&#8217;u da vefatının hemen ardından birçok yazar birer yazıyla anmışlardı. Geçen sene ben de yazmıştım, derviş ve devrimci şair, hüzün ve isyan yazarı bu fırtına adam hakkında, Timeturk&#8217;te. &#8220;Fırtına Adam&#8221; başlıklı o yazımı, fırtına dindi, diye bitirmiştim. Evet, rahmetli Mehmet Sait Yakut için fırtına dindi ama geride kalanlar için aynı durumun söz konusu olduğunu sanmıyorum. Hele ki giden kişi, şair yazar ise geride kalanlar için o fırtına hiç bir zaman dinmez ve o şiirleri, o yazıları her okuduklarında yeniden yakalanırlar fırtınaya. Ben de bu yazıyı yazmaya hazırlanırken birden kendimi o fırtınanın içinde buldum. Çünkü Mehmet Sait Yakut&#8217;un kitap olarak yayınlanmak üzere hazırlanan ve şu an baskıda olan bütün şiirlerini ilk kez bir arada görüp okuyabildim. Bir aksilik olmazsa, şiir kitabı &#8220;Asia&#8221; adıyla, Öncü yayınlarından yarın piyasaya çıkmış olacak. İnşallah yazıları da en kısa zamanda ayrı bir kitap olarak yayınlanır. Kitapta, daha önce haberdar olmadığım şiirlerden biri dikkatimi çekti. &#8220;Caney&#8221; adlı bu şiirde arkadaşı şair yazar Sıtkı Caney&#8217;e seslenen Mehmet Sait Yakut, şiirin son dörtlüğünde, ilginç bir vasiyette bulunmuş. Hem önden gideceğini de hissetmiş gibi. İşte o şiir:</span></p>
<p><span>CANEY</span></p>
<p><span>Koptu kopacak bir çıngarın ortasındayım</span></p>
<p><span>Mayına bastım Caney çağırma n&#8217;olur beni</span></p>
<p><span>Bak dadanıyor saçlarıma bir soysuz rüzgâr</span></p>
<p><span>Bir adım yürüyemem ne olur sen vur beni</span></p>
<p><span>Bir kuş en fazla kaç yerinden vurulur Caney</span></p>
<p><span>Kanadı tutkallanmış güvercine uç deme</span></p>
<p><span>En fazla kaç mermi alıyorsa bir şarjör</span></p>
<p><span>O kadarını boşalt bir avuçluk gövdeme</span></p>
<p><span>Ne çok yaktı beni aşkın yorgun yalazı</span></p>
<p><span>Islak izmaritler içinde kokuştu ömrüm</span></p>
<p><span>Anla ki çatlıyorum anla ki susamam ben</span></p>
<p><span>Tanırsın beni Caney bağırarak ölürüm</span></p>
<p><span>Bir hayale yetecek zamanım kaldı Caney</span></p>
<p><span>Mümkünse o kadarlık ödünç ver yüreğini</span></p>
<p><span>Öfkem sabrımı aştı vefa etmezse ömrüm</span></p>
<p><span>Hayata arz edersin bilginin gereğini</span></p>
<p><span>Evet, &#8220;&#8230;vefa etmezse ömrüm / Hayata arz edersin bilginin gereğini&#8221; demiş Caney&#8217;e. Ancak, bir şair veya yazarı yine bir başka şair veya yazar ne kadar iyi anlatırsa anlatsın daima eksik kalır. Bir şairi veya yazarı anlamak için doğrudan yazdıklarını okumak gerekir öncelikle. Mehmet Sait Yakut&#8217;un Caney&#8217;e vasiyetini de, eserlerini okuyucuyla buluşturmasını istemiştir, diye anlamak daha doğru olur. Bir şairin yazarın, M. Sait Yakut gibi giderken geride küçük çocukları kalmışsa şiirlerinin yazılarının, o çocukları için daha ayrı bir önemi var ve çocuklar şimdi olmazsa bile büyüdüklerinde o eserlere bakıp o şairin, o yazarın çocuğu olmaktan onur duyacaklar. Bu yazımı hem rahmetli Mehmet Sait Yakut&#8217;un sevgili çocukları Hiram ve Sena için hem de unuttuğumuz bütün şairlerin, yazarların çocukları için yazıyorum. Unuttuğumuz derken elbette sadece aramızdan ayrılanlar değil kastım. Hayatta olanlardan da unuttuğumuz veya hiç tanımadığımız şairler yazarlar var. Okuyucular bana, niçin sık sık yazılarınızda kimi zaman bir iki dize kimi zaman küçücük bir paragrafla farklı farklı şairlerden, yazarlardan alıntı yapıyorsunuz, diye soruyorlar. Hele yurtdışında yaşayanlar çoğu zaman o şairin veya yazarın ismini ilk defa benden duyduklarını söylüyorlar. </span></p>
<p><span>Evet, ne yazık ki değerlerimizi tanımıyoruz veya unutuyoruz, değerlerimize yabancılaşıyoruz ve bu yabancılaşmayı hızlandıran, daha da katmerli hale getiren bir medya süreciyle karşı karşıyayız. Bu ruhsuzlaşmaya, bu kirlenmeye karşı direnebilmek için; bütün değerlerimizi bir bir tanıyalım, önden gidenleri unutmayalım, eserlerini anlayalım ve yaşatalım. Bu yöndeki çabamızı heyecanımızı gidenlerin geride kalanları, çocukları, eşi, kardeşleri, arkadaşları ve okuyucularıyla paylaşalım. Benim bu yazımı da böyle bir çaba ve heyecanın paylaşımı olarak kabul edin. Lütfen dualarınızı eksik etmeyin, tüm önden gidenler ve geride kalanlar için. Ve ben, Sevda&#8217;sı eşi, çocukları, kardeşleri ve bütün arkadaşları adına bir kez daha seslenmek istiyorum Mehmet Sait Yakut&#8217;a: Allah rahmet etsin sana ve tüm önden gidenlere. Seni unutmadık, ey deli dolu, yerinde duramayan, hayatın bütün rüzgârlarını toplayıp önüne katan, sürükleyen adam. Unutmadık o çılgın hayalini de, hani &#8220;Bir hayalim var&#8221; diyordun ya şiirinde: </span></p>
<p><span>İki yıldızın arasına gerip bir hamak </span></p>
<p><span>Kâinatın keyfini çıkarmak&#8230;</span></p>
<p><span>İnşallah hayalin gerçek, mekânın cennettir şimdi. Unutmayacağız şiirlerini de, yazılarını da&#8230; Seni unutmayacağız Fırtına Adam, seni de Can Ağabey. Unutmayacağız tüm önden gidenleri&#8230;</span></p>
<p>Alıntı: Yenişafak</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saityakut.com/?feed=rss2&#038;p=1283</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>M.SAİT YAKUT VE ŞUBAT</title>
		<link>http://www.saityakut.com/?p=1287</link>
		<comments>http://www.saityakut.com/?p=1287#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 14:14:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serkan TORUN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mehmet Sait Yakut'un ardından (yazı ve şiirler)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saityakut.com/?p=1287</guid>
		<description><![CDATA[İ.Halil Güç 15 Şubat 2010 Pazartesi Saat 17:14 Bu ilk şubattır aklımın kıracında, İlk gidişinin üstünden koca bir yıl geçti keke Sait. Yassına umarsızım çünkü toprağa yalan düştü. Hani bir şiirinde aynen böyle demişsin ^Sen çekip gittin keke Ayakta kalan düştü Unutuldu doğrular Her söze yalan düştü^ Ağzımda yuvarlayıp kelimeleri cümle nasibine ermeden yutuyorum gırtlağımda. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İ.Halil Güç</strong></p>
<div><img src="http://www.urfamedya.com/images/spacer.gif" alt="" /></div>
<div>15 Şubat 2010 Pazartesi Saat 17:14</div>
<div><img src="http://www.urfamedya.com/images/spacer.gif" alt="" /></div>
<h1><span style="font-family: Tahoma; color: #333333; font-size: 8.5pt;">Bu ilk şubattır aklımın kıracında, İlk gidişinin üstünden koca bir yıl geçti keke Sait.<br />
Yassına umarsızım çünkü toprağa yalan düştü.<br />
Hani bir şiirinde aynen böyle demişsin<br />
^Sen çekip gittin keke<br />
Ayakta kalan düştü<br />
Unutuldu doğrular<br />
Her söze yalan düştü^<br />
Ağzımda yuvarlayıp kelimeleri cümle nasibine ermeden yutuyorum gırtlağımda. Seni yazmak ve yokluğunu resm etmekle mancınıkta sallanıyor beynimin acıları.<br />
Hesapsız ve umarsız gidişine kızıyorum şimdi aklım sıra, gidişine ani oltalar takılıyor damak tadıma. Beklenmeyen bir ömre ram oluyor gözlerim, seni anıyoruz bu şubat.<br />
Gidişine üzülen dostların ve aileni yeni bir şubatın hezimetine muhtaç bıraktın keke Sait.<br />
Neredeyse bütün şiirlerine şubat ve ölümü işlemişsin nakış tarzında.<br />
Bu nasıl bir şakaydı keke mi?<br />
Bu nasıl bir gidiş.<br />
Şaka tadında bıraktın bütün şubatları ayaz, kar, fırtına Ulukışla kavşağında.<br />
Hani ben evlenecektim ve hani sen benim düğünüme gelecektin, havaalanında seni beklerken bir sigara içimlik mutluluk ile demli bir çay kıvamında kucaklaşacaktık.<br />
Ah Keke dağlarıma<br />
Kar tipi boran düştü<br />
Serilmiş soframıza<br />
Kurtlanmış yaran düştü<br />
Sustum çömeldim keke<br />
Çayıma katran düştü..<br />
Bu muydu mirasın keke. Geride aklından ölüm ve şubat’a dair bıraktığın şiirlerin kaldı keke sait.<br />
Şubat, ah zamansız şubat ve kar buz fırtına seni aldı götürdü asıl konumuna.<br />
Ölüm bir şaka gibi geldi gecenin tam yarısında saat on ikiyi vururken, telefonda hiç de yabancı olmadığın bir ses Sait öldü dedi. Hiç de kolay söylemedi. Ahmet kaya gibi sanki dev bir taş ocağı devrilmişti üzerine ve sesi ağlamaklıydı, o ses Sabriydi.<br />
Dostun serçaf reş Sabri. Hala yarım yamalak topallayarak yürüyor ve hala seni en az benim kadar özlüyor keke Sait.<br />
Bazen ziyaretine geliyoruz beraber ve bezende tek başıma geliyorum şıh nasır kabristanına.<br />
Beni gördüğünü düşünerek konuşuyorum seninle ve dua ediyorum başucunda.<br />
Bazen düşünüyorum hani kalksan ‘hey kıç kâğıdı’ diye espri yapsan yine, yine yollara düşsen gecenin resmi kılığında.<br />
İçinde ölüm olmayan şubatlar yazsan şiir tadında, Filistin de sapan alıp kaldırımdan taş sökerek mescidi aksa da namaza dursan. Yine Afrika ya taşınarak oradan yazsan anne ben Afrika dan yazıyorum başlığına hayrette bıraksan bizi.<br />
Firarilerin uzmanı olsak Ahmet kayasız, bütün istasyonlarda afişimiz olmazsa bile telsizlerden adımız okunsa. Zembilfroş hızında bir arabamız ve palmal sigaramızla serin bir yaz günü saçlarımızı rüzgâra bırakarak otobanda halay tutsak.<br />
Gelip geçen 63 plaka arabaların klakson sesine demlenip, gâvur dağına yokuş aşağı kendimizi düşlere bıraksak.<br />
Ah keke bu ilk şubattır sensiz, doğduğumu bilen yok ki kayda geçsin öldüğüm mısrasına kayıtsız kalan ömrünün ilk hezimetidir.<br />
Sensiz demli çayların bile kıvamı kalmadı keke Sait.<br />
Koca bir yıl oldu gidişin, giderken bile yüzünde tebessüm vardı. Herkes şaka yaptığını sanmıştı. Birazdan kalkıp Ankara da yaptığın gibi espri yapacaksın diye hep bekledik ama bu kez yaptığın şakayı kimse kaldıramadı.<br />
Bu nasıl bir şakaydı keke mın, bu nasıl bir suskunluk. Dünya dönüyor, hayat akıp gidiyor yeni şubatlara. Her yeni yılda yeni şubatlarla ayrılığın hayal kırıklığına kırılıyor yüreklerimiz.<br />
Bu sensiz ilk şubattır keke, havada ihanet kokusu var. Gidişine pusu kurmuş yılanlar, çölde raks ediyor rakkaseler. and olsun ki Samiranın sam vuruğu gözleri önünde dökülüyor.<br />
Bu sensiz ilk şubattır keke mın.<br />
Sensiz ilk soğuk algınlığımız, burun akıntılarım durmak bilmedi bu şubat ağlamaklı oluyor gözlerim, bazen mutlu bir tebessüm ile yüzüne dökülüyor kömür kokularım, ağız tatlarım.<br />
Artık lanet etmiyorum şubatlara, Allah’ım sevdiği kullarını erkenden alırmış yanına. Sen Allahın sevgili kulu tez elden vardın yanına.<br />
MEKÂNIN CENNET OLSUN KEKE…</span></h1>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saityakut.com/?feed=rss2&#038;p=1287</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ne Var ki Ölmüşüm</title>
		<link>http://www.saityakut.com/?p=169</link>
		<comments>http://www.saityakut.com/?p=169#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 03:59:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serkan TORUN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saityakut.com/?p=169</guid>
		<description><![CDATA[önce ruhum sarardı; son yaz rüzgarlarından saçlarım ağardı sonra, kurtarıp başımı gömdüğüm yastıkaltından uzak iklim düşlerine sürüdüm potporik acılarla tütsüledim tenimi beni cinnet beni panik beni şiddet kuşatıyor sevgilim olur olmaz bağırışlar arasında duvarını aşan bir ses oluyor fısıltın ürküyorum, duyduğum ağlamaklı bir ses kendimden ve katarlar geçiyor uzaklardan görebildiğim, taşıdığı ne varsa sana ait [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong><img class="size-medium wp-image-638 aligncenter" title="MSY3" src="http://www.saityakut.com/wp-content/uploads/2009/09/sait_yakut-202x300.jpg" alt="sait_yakut" width="202" height="300" /></strong></p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">önce ruhum sarardı; son yaz rüzgarlarından<br />
saçlarım ağardı sonra,<br />
kurtarıp başımı gömdüğüm yastıkaltından<br />
uzak iklim düşlerine sürüdüm<br />
potporik acılarla tütsüledim tenimi<br />
beni cinnet<br />
beni panik<br />
beni şiddet<br />
kuşatıyor sevgilim<br />
olur olmaz bağırışlar arasında<br />
duvarını aşan bir ses oluyor fısıltın<br />
ürküyorum, duyduğum ağlamaklı bir ses kendimden<br />
ve katarlar geçiyor uzaklardan<br />
görebildiğim,</p>
<p style="text-align: left;">taşıdığı ne varsa sana ait<br />
bir rüzgar yalıyor alnımı sonra sıcacık<br />
yönü hep yere dönük levhaların<br />
tiksiniyorum yol gösteren işaretlerden</p>
<p style="text-align: left;">-İptida ruhuma bir sefer başlatılmış<br />
ellerim bir azizeyi taşlıyor hiç nedensiz<br />
ve gözyaşı kezzaptır düştüğü yeri yakan<br />
ağlarken çürüyorum ellerim kurutulmuş</p>
<p style="text-align: left;">Yakılan bir belge, yok olan bir tarih gibiyim<br />
Güncel kahpelikler sorguluyor ömrümü<br />
Tanrıdan sızdırılmış delillerle mahkum<br />
Elinde bir kitapla çarmıhta Mesih gibiyim-</p>
<p style="text-align: left;">yıldırımlar kamçılıyor boynumu<br />
yırtık kahkahalarla tepiliyor ölümüm<br />
beni ateş<br />
beni azap<br />
beni kahır<br />
doyuruyor sevgilim<br />
başım,<br />
dibek taşlarında tokaçlanıyor<br />
bir inip bir kalkan balyozların altında<br />
aklım keyfe keder kurulu bir mancınıkta<br />
ve katarlar geçiyor uzaklardan<br />
görebildiğim<br />
götürdüğü ne varsa benden başka<br />
klaksonlar, siren sesleri sonra<br />
izlediğim levhalardan<br />
vardığım yere baktım<br />
ne var ki ölmüşüm oracıkta&#8230;</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Mehmet Sait Yakut</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saityakut.com/?feed=rss2&#038;p=169</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lımin oyy, Ez bımırım…</title>
		<link>http://www.saityakut.com/?p=167</link>
		<comments>http://www.saityakut.com/?p=167#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 03:58:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serkan TORUN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saityakut.com/?p=167</guid>
		<description><![CDATA[Lımin oyy, Ez bımırım… “Cesedinden başka hiçbir fotoğrafı olmayan küçük Esra’ya” Hahoo!… İstim üstündesin yavrum ölümün kolay senin . Bire altı can alır, bire bir vermez toprak. Biri de bana düşse ölümdeki hissenin, Ben de ölsem ardından sulara atlayarak… Vah limın… Oyy lımin… Oyy ez bımırım… Çakmak taşlı düvenlerle dövülür hayallerin. Kara saban tutağında nasırlanır [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Lımin oyy, Ez bımırım…</strong><br />
<em><br />
</em></p>
<p><em><strong>“Cesedinden başka hiçbir fotoğrafı olmayan küçük Esra’ya”</strong></em></p>
<p align="center">
<p><strong>Hahoo!…</strong></p>
<p>İstim üstündesin yavrum ölümün kolay senin .</p>
<p>Bire altı can alır, bire bir vermez toprak.</p>
<p>Biri de bana düşse ölümdeki hissenin,</p>
<p>Ben de ölsem ardından sulara atlayarak… Vah limın…</p>
<p><strong>Oyy lımin…</strong></p>
<p><strong>Oyy ez bımırım…</strong></p>
<p>Çakmak taşlı düvenlerle dövülür hayallerin.</p>
<p>Kara saban tutağında nasırlanır ellerin.</p>
<p>Yaprağına su verip kökünü kuruttular,</p>
<p>Her anız bozumunda altüst olur kaderin. Oy limın…</p>
<p><strong>Havar, limın…</strong></p>
<p>Yokluk kıtlık içinde yaşamadan büyüdün,</p>
<p>Taranmadı saçların hiç okşanmadı bir gün,</p>
<p>Senin bu sularla kan davan çok eskidir,</p>
<p>Nasıl da tek başına altı kızı öldürdün. Ez bımırım…</p>
<p><strong>Haho…</strong></p>
<p>Her biri bir kat sema, yedi kat gök yıkıldı,</p>
<p>Doğdun sevinmedi kimse öldün ağıt yakıldı,</p>
<p>Yavrucum bu senin kal-u bela mirasın,</p>
<p>Tanrı seni o günden bu güne mazlum kıldı. Haho lımin…</p>
<p><strong>Vey lımin</strong></p>
<p>Bahtı kara kızlarım soyu temiz Süt/ü/pak</p>
<p>Bir can için altısı can verdi boğularak</p>
<p>Vah limın, ooyy ez bımırım, éş u arémin</p>
<p>Tutuşsun anızlarım kıran tutsun bu toprak. Havar lımin…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saityakut.com/?feed=rss2&#038;p=167</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>PALTOSU PEMBE KADIN</title>
		<link>http://www.saityakut.com/?p=165</link>
		<comments>http://www.saityakut.com/?p=165#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 03:55:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serkan TORUN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saityakut.com/?p=165</guid>
		<description><![CDATA[PALTOSU PEMBE KADIN Umdesi çöktü aşkın öyle usul ve ahraz, koptu merâre Koptu mihverinde çakılı nazlı süreyya, leyâle küs faraza isyan Kudretini tutuşturan bir intikam zevkiyle rakkas Azgın alazda heyulâ, helâk içinde Yezdan Serâpa enkaz yer-sema, serâpa maraz Kaydı şiraze. Geçti hengâmı aşkın sustu beyyine Her söz nâhak ve yalan Çengi-zılgıt halaylarla kovuldu sahyun elçileri, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>PALTOSU PEMBE KADIN</strong></p>
<p>Umdesi çöktü aşkın öyle usul ve ahraz, koptu merâre</p>
<p>Koptu mihverinde çakılı nazlı süreyya, leyâle küs faraza isyan</p>
<p>Kudretini tutuşturan bir intikam zevkiyle rakkas</p>
<p>Azgın alazda heyulâ, helâk içinde Yezdan</p>
<p>Serâpa enkaz yer-sema, serâpa maraz</p>
<p>Kaydı şiraze.</p>
<p>Geçti hengâmı aşkın sustu beyyine</p>
<p>Her söz nâhak ve yalan</p>
<p>Çengi-zılgıt halaylarla kovuldu sahyun elçileri,</p>
<p>Resm-i merârettir  son yemek mizanseni tapınak tavanlarında</p>
<p>Sûreti hâre hâre rahman nakışlı kadın, bakışları Meryemî</p>
<p>Arşa asılı sesiyle müphem bir ilenci mırıldadı durmadan</p>
<p>Son sözünü söyledi mushaf</p>
<p>Düştü dibâce.</p>
<p>Lâl u melûl döndü Hudâ makamından çılgın duası aşkın</p>
<p>Kapandı bâb-ı sema, eller duaya kalktıkça vahyoldu ?tebbet yedâ?</p>
<p>Hükm-i Hudâya boynunu büküp, esrarına karıştı paltosu pembe kadın</p>
<p>Ahd ü emâna mahkum, kalbi şehre emanet esatir şövalyesi</p>
<p>Yürüdü karanlık mâbedine, mâtemî adımları meçhule feda</p>
<p>Çakmadı miras bakışlardan sakladığı şerâre</p>
<p>Söndü mahya, karardı hâle</p>
<p>Tutuştu gece.</p>
<p>Koynunda mülteci güneşler saklayan Settâr, geceyi libas kıldı</p>
<p>Soyundu renklerinden paltosu pembe kadın, karanlığa çakıldı</p>
<p><strong>Mehmet Sait Yakut</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saityakut.com/?feed=rss2&#038;p=165</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sayrılı Bir Doğum Günü Mesajı</title>
		<link>http://www.saityakut.com/?p=163</link>
		<comments>http://www.saityakut.com/?p=163#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 03:54:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serkan TORUN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saityakut.com/?p=163</guid>
		<description><![CDATA[Sayrılı Bir Doğum Günü Mesajı Şimdi sen büyüdükçe Çocukluğunla hatırlanırsın Ellerin biraz daha kırışık Yüzün çözülmemiş bir kitabe gibidir şimdi Her gün doğumu seni ışıltıyla kucaklayan dirim Ve her doğum günü bir uçurumdan yuvarladığın ömür Şimdi el sallayarak uğurlayacak seni o çocuk günlerine Şimdi sen büyüdükçe Yıpranacak zaman, ölüm biraz daha yakınında duracak “İyi ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sayrılı Bir Doğum Günü Mesajı</strong></p>
<p>Şimdi sen büyüdükçe<br />
Çocukluğunla hatırlanırsın<br />
Ellerin biraz daha kırışık<br />
Yüzün çözülmemiş bir kitabe gibidir şimdi<br />
Her gün doğumu seni ışıltıyla kucaklayan dirim<br />
Ve her doğum günü bir uçurumdan yuvarladığın ömür<br />
Şimdi el sallayarak uğurlayacak seni o çocuk günlerine<br />
Şimdi sen büyüdükçe<br />
Yıpranacak zaman, ölüm biraz daha yakınında duracak<br />
“İyi ki doğdun” yalanıyla harcadığın bilmem kaç yılın<br />
Mihnetin, muhannetin şamarıyla<br />
Öyle bungun,<br />
Öyle sayrılı,<br />
Öyle soğuk<br />
Sarsılarak giden bir adamın<br />
Çıkınında duracak…<br />
Şimdi sen bir masalla çocukluğa öykündükçe<br />
Hayat,<br />
Şehvetin ve şiddetin damarıyla<br />
Biteviye çılgın,<br />
Biteviye azgın,<br />
Biteviye baygın<br />
Kıvrılarak yatan bir kadının<br />
Kanında kuduracak…<br />
Neyse ki doğmuşsun<br />
Neyse ki sorulmuyor Tanrı’ya<br />
Neyse ki çare yok<br />
İyi<br />
/<br />
Yaşa<br />
/<br />
Öyleyse…</p>
<p><strong>Mehmet Sait Yakut</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saityakut.com/?feed=rss2&#038;p=163</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

